AİLE HEKİMLERİNİN NÖBET YÜKÜMLÜLÜĞÜ

AİLE HEKİMLERİNİN NÖBET YÜKÜMLÜLÜĞÜ

20.10.2015 | Aile Hekimliği| | Henüz yorum yazılmamış

     Tüm aile hekimlerini yakından ilgilendiren nöbet uygulamasına daha yakından bakalım, uygulamanın gelişimini gözden geçirelim ve konuyla ilgili farklı bakış açılarını ortaya koyalım.
 
     Uygulamanın gelişimi
   T.C. Sağlık Bakanlığı, 9 Nisan 2014 tarihinde yayınladığı bir genelgeyle aile hekimlerine cumartesi günleri 8 saat nöbet tutma yükümlülüğü getirdi. Bu yükümlülük, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 3/5. bendine 6514 sayılı yasanın 52. maddesi olarak eklendi ve şu şekilde düzenlendi:
   “Aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına 657 Sayılı Kanun’un Ek 33. maddesinde belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari sekiz saat; ihtiyaç hâlinde ise bu sürenin üzerinde nöbet görevi verilir.”
   Eğitim verilmesinin amaçlandığı belirtilerek, aile hekimlerinin hastane acil servislerinde nöbet tutması uygulaması başlatıldı. Aile hekimlerinin tepki verdiği uygulamanın bir başka amacı da acil servislerde görev yapan hekimlerin iş yükünü ve acil servislerdeki hasta bekleme sürelerini azaltmaktı. Ne aile hekimleri ne de acil servislerde görev yapan hekimler tarafından desteklenen uygulama, hastaları da memnun etmekten uzak kaldı. Aile hekimlerinin acil servislerde nöbet tutmalarına ilişkin uygulamayı, acil servislerde görev yapan hekimlerin ve hastaların nasıl değerlendirdiğine bakalım:
 
   Acil servislerde görev yapan hekimler: “Acil servislerdeki prosedürler ve işleyiş, hastane bazında farklılık gösterebiliyor. Hastaneyi yakından tanımayan, bu işleyişe hakim olmayan aile hekimlerinin acil servislerde nöbet tutması iş yükümüzü azaltacağına artırıyor. Nöbetçi aile hekimlerine işleyişle ilgili bilgi vermek, onların sorularını yanıtlamak oldukça zamanımızı alıyor.”
 
   Hastalar: “Acil servise başvurduğumuzda, bizimle ilgilenen hekimin yazdığı ilaçları SGK ödemedi. Öğrendik ki bizimle ilgilenen hekim hastane personeli değil, nöbet tutan bir aile hekimiymiş ve ödeme bu sebeple yapılmamış. Bu uygulamanın bize nasıl bir fayda sağlayacağını anlamak zor.”
 
   Uygulama kapsamının entegre sağlık hizmeti sunmakta olan ‘’ilçe hastaneleri’’ ile sınırlandırılması ve şu anda sadece ilçelerde görev yapmakta olan aile hekimlerinin hastane acil servislerinde nöbet tutma zorunlulukları devam ediyor.
   İl merkezlerinde görev yapmakta olan aile hekimleriyse ‘’uzatılmış mesai’’ adı altında cumartesi günleri çalıştıkları Aile Sağlığı Merkezleri’nde nöbet tutmak zorunda bırakılıyor. 3 Ocak 2015 tarihinden itibaren yürürlüğe giren uygulama çerçevesinde valiliklere bağlı İl Halk Sağlığı Müdürlükleri tarafından ‘’nöbet’’ çizelgeleri hazırlanıyor, nöbetçi olan aile hekimleri Toplum Sağlığı Merkezleri’nde görev yapan hekimler tarafından denetleniyor.
   Aile hekimlerinin yoğun tepkisini çeken uygulama kapsamında, başta İstanbul olmak üzere Türkiye ’nin birçok yerinde görev yapan hekimler genelgeye uymayarak nöbet tutmayı reddetti. İl Halk Sağlığı Müdürlükleri cumartesi günleri nöbet tutmayan binlerce aile hekimine, “Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği” çerçevesinde kurum içi soruşturma açtı.
   Bakanlık daha sonra yönetmelik gereği mazeretsiz nöbete gitmeyen hekimlere verilen 5 ceza puanını az buldu ve 16 Nisan 2015 tarihinde yönetmelikte bir değişiklik yaparak ceza puanını 5’ten 20’ye çıkardı. Ceza puanı 100’ü geçen aile hekimlerinin sözleşmelerinin fesh edilmesi gündemde. Türkiye genelinde görev yapmakta olan aile hekimlerinin yaklaşık %25’inin ceza puanının 100’ü geçmiş olduğu konuşuluyor.
   Nöbet uygulamasına karşı olan aile hekimleri, tepkilerini yaptıkları yürüyüşler ve grevlerle dile getirirken hukuk mücadelelerini sürdürüyorlar.
   Kahramanmaraş’ta bir aile hekimi, İlçe Devlet Hastanesi’ndeki acil ve adli nöbet listesinin iptali için itiraz başvurusunda bulundu. Gaziantep 1. İdare Mahkemesi tarafından “kamu yararı gözetilmesi” nedeniyle başvurunun reddedilmesi sonucunda, dava Danıştay 5. Dairesi’nde görüldü. Danıştay 5. Dairesi, aile hekimlerinin lehine karar vererek, Gaziantep 1. İdare Mahkemesi’nin kararını esastan bozdu. Mahkemenin kararı, “farklı bir statüde görev yapan aile hekimlerine kanunda sınırları çizilip tarifi yapılan ve imzalanan sözleşmelerle de sınırları belirtilen görevleri dışında, başka görevler verilmesini olanaklı kılan yasal bir hüküm bulunmamasına’’ dayandırıldı.
   Uşak Ulubey ilçesinde görev yapan aile hekimlerine acil servislerde nöbet tutturulmasına ilişkin Manisa İdare Mahkemesi’nde açılan dava ise şu şekilde sonuçlandı: Mahkeme, aile hekimlerinin tam gün esasına göre çalıştıklarını hatırlatarak, yalnızca yangın, deprem ve sel felaketi gibi olağanüstü durum ve hallerde çalışma saatlerine bağlı olmaksızın bakanlıkça görevlendirilebileceklerini belirtti. Yasal statüleri farklı olan aile hekimlerinin görev tanımlarında, yerel sağlık birimlerinde görevlendirilmelerine yönelik bir hükme yer verilmediğini ve idareye de bu yönde bir yetki tanınmadığını ifade etti. Sendikanın açtığı dava sonucunda, aile hekimlerinin 112 acil servislerde nöbet tutmak suretiyle görevlendirilmeleri uygulaması iptal edildi.
   Anayasa Mahkemesi ise aile hekimlerinin belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari sekiz saat, ihtiyaç halindeyse bu sürenin üzerinde nöbet görev verileceğine ilişkin maddenin iptali istemini reddetti.
   Nöbet uygulamasına itiraz etmelerinin nedenleri konusunda görüştüğümüz aile hekimleri, birkaç farklı neden üzerinde durdular. Hepinizin yakından bildiği bu nedenleri şu şekilde özetlemek mümkün: Aile hekimi kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleriyle birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlüdür. Gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti verir ve tam gün esasına göre çalışır.
   Hastalar, cumartesi günleri ihtiyaç duyduklarında kayıtlı oldukları Aile Sağlığı Merkezi dışında nöbetçi olan diğer merkezlere başvurabilirler. Bu durum, aile hekimlerinin görev tanımında yer alan kayıtlı nüfusa sağlık hizmeti sunma prensibiyle çelişmektedir. Aynı durum aile hekimleri tarafından, aile hekimliği sistemiyle oluşturulan kayıtlı nüfusa hizmet sisteminden eski sağlık ocağı sistemine dönüş olarak algılanmaktadır. Kendilerini tanımayan ve tıbbi geçmişlerini bilmeyen aile hekimlerinden hizmet alan hastaların gözündeki aile hekimliği algısıysa istenmeyen şekilde değişmektedir.
 
• Aile hekimleri, yapmış oldukları sözleşmede yer almayan bu gibi uygulamaların kendilerine diretilmesinin hukuki olarak doğru olmadığını, bu uygulamalarla iş güvencelerinin kalmadığını ve emeklilik haklarının ellerinden alınmak istendiğini düşünüyorlar.
 
• Aile hekimleri, kendilerine getirilen nöbet yükümlülüğünü, haftalık ve günlük en fazla çalışma sürelerine ilişkin düzenlemeler ışığında dinlenme hakkına etkisi açısından değerlendiriyorlar. Türkiye’de haftalık çalışma süresinin en az 40 saat olmasını öngören ve kendilerini mesai saatleri dışında 30 saat nöbetle yükümlü tutan düzenlemelerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getiriyorlar.
 
• Nöbet uygulaması konusunda vurgulanan bir başka itiraz noktasıysa, aslında vatandaşların cumartesi günleri Aile Sağlığı Merkezleri’ne ihtiyaç duymadıkları, gelen başvuruların son derece az olduğu, dolayısıyla uygulamanın pratikte bir faydası bulunmadığı yönünde.
 
• Nöbet uygulamasıyla ilgili yazımızı, görüştüğümüz bir aile hekiminin sözleriyle sonlandıralım istedik.
 
“Düsturumuz, ‘aile hekimleri olarak çok çalışmaya karşıyız’ ya da ‘biz fazla çalışmayız’ şeklinde değildir. Biz çalışmaktan kaçmıyoruz. Ancak kayıtlı olan nüfus dışında başka kimselere bakarsak, kişilerin koruyucu hekimliğini yapamamış oluyoruz. Bu da görev tanımımızla taban tabana çelişen bir durum. Ayrıca yapmış olduğumuz sözleşmelerle belirlenmiş olan görev tanımımızın ya da çalışma şartlarımızın, çıkartılan genelgelerle tamamen değiştiriliyor olması hukuken doğru değil. Bu durum, güvenimizi ve inancımızı tamamen ortadan kaldırırken, çalışma isteğimizi olumsuz yönde etkiliyor. ”

Diğer Yazılar

Henüz yorum yazılmamış

Yorum yaz

Email adresiniz paylaşılmayacaktır

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>



Yukarı Çık